Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve
giyindiren aşklar adına… Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık
gizem… Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna
topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından
aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi… Siruş başlıklı
murassa hançerin..
Yerli Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yerli Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Kahperengi
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden
aylarca inmeyen Hande Altaylı'dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir
roman.
O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi
hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat'ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin
asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa
gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine,
zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor
muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu?
20 Mayıs 2012 Pazar
Bedri Koraman'ın Haftalıkları
Bedri’nin sevişircesine çizdiği gencecik, çıplak ve bin bir
değişik bakışlı kadın karikatürleri bir tabloya çalışırmışçasına, ‘kavis’e
ağırlık veren desen çizimleri, Bedri’ye özgü bir üslup… "Bedri Koraman'ın
Haftalıkları" adlı albümün sayfalarındaki lezzetli zekâ düzeyi, keşke
geniş bir çarşaf gibi kaplayıverseydi ‘kodum mu oturturum’cuları da... Bedri
Koraman, kendine özgü apayrı bir cümbüşün sanatçısı…”
Aurora'nın İncileri
Aurora’nın İncileri Nermin Bezmen’inSıradlı kitabının ikinci
perdesi. Sır romanında Bezmen, Balkan Harbi öncesinde İstanbul, Londra ve New
York'ta yaşanan çalkantılı, gerilimli günleri, bu üç kentte yaşanan bir aşkı
anlatıyordu. Romanın kahramanı Hüma o günlerden 1900'lerin sonuna taşıdığı ve
çözülmesi gereken bir sır bırakıyordu okurlarına... 96'ncı yaşına girdiği gün
sonsuzluk uykusuna daldığında torunlarına bir defter bırakarak onları hayatının
sırlarıyla tanıştırıyordu. Aurora’nın İncileri’nde ise babaanne Hüma bu kez
torun Hüma için bir defter ve takip edilmesi gereken bir rota bırakıyor.
Yine Bana Döneceksin
Nedim Gürsel’in 90’lardan bugüne geniş bir coğrafyada
yaptığı yolculukları anlatan yazılarından oluşuyor Yine Bana Döneceksin. Önce
Yunan istan anıları ile başlıyor yazar bu yolculuklar serüvenine. Yunanistan’ın
Gürsel’in yazarlık serüveninde önemi büyük. Çünkü ilk aşkın, ilk kadının
coğrafyası Yunanistan. Gürsel, yalnızca aşkı anlatmıyor ama yazılarında, olası
bir savaşın eşiğindeki Türk-Yunan ilişkileri de önemli bir yer tutuyor. Gerek
politik gerek tarihsel altyapısıyla Kıbrıs da başrollerden birinde Yine Bana
Döneceksin’de
17 Mayıs 2012 Perşembe
Şu Çılgın Türkler - Kıbrıs
Türk kalmak için verilen 100 yıllık şaşırtıcı, dehşet verici mücadele.
Özakman'ın Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet-Türk Mucizesi eserlerinden oluşan Türkiye Üçlemesi, toplam 623 baskı yapmıştır. Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrıs'ın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrıs'ın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi.
Özakman'ın Diriliş, Şu Çılgın Türkler ve Cumhuriyet-Türk Mucizesi eserlerinden oluşan Türkiye Üçlemesi, toplam 623 baskı yapmıştır. Yazar bu kez yine yakın tarihimizin büyük konularından biri olan Kıbrıs sorununu yazdı. Kıbrıs'ın fethinden günümüze kadarki çarpıcı olayları, direniş destanlarını, Kıbrıs'ın yüz yıllık Milli Mücadelesini ve Barış Harekâtını bir bütün olarak yine belge-roman tarzında işledi.
Çiğiltepe
Balkanlar’dan Çanakkale’ye, Doğu Cephesi’nden Filistin’e ve esarete
kadar giden 27 yıllık askerlik yaşamı hep savaşarak geçen bir kumandan
Miralay Reşat Bey. Aldığı ölümcül yaralara rağmen muharebe
meydanlarından ayrılmayıp her defasında Mehmetçiklerinin yanında olmayı
seçer. Son durağındaysa çetin bir tepeyle karşı karşıya kalır:
“Çiğiltepe.” O güne kadar hep “söz namustur” ilkesine göre yaşayan
Miralay Reşat Bey, Kurtuluş Savaşı’nı bitirecek Büyük Taarruz’un belki
de bu en kritik noktasında hayatının en büyük hesaplaşmasına girer.
Kara Yılan
Karayılan ayağa kalkıp dizine kadar gelen karda zorlukla adımladı,
aşağıya doğru yöneldi. Az önceki çatışmada birkaç kişiyi vurunca eski
günlere dönmüş, Elifler köyündeki büyük Ermeni baskınının olduğu günü
hatırlamıştı. Yine koşuşanlara tüfek doğrultup tetiğe basmış, ölüp
düşenler onda hiç acıma hissi uyandırmamıştı. ‘Alıştım artık galiba’
diye düşündü, aklında Sari Süleyman’ın, sıcak güneş altında söyledikleri
vardı: ‘Savaşta adam vurana katil denmez!’”
Yumi
Japon Kara Ejder teşkilatından Kuvayı Milliye’ye…
Ertuğrul Fırkateyni faciası, Osmanlı İmparatorluğu’nun Japonya’yla ilişkileri, Abdülhamid, Mustafa Kemal, Japonların Kara Ejder teşkilatı ve Kuvayı Milliye… Yumi / İstanbul’da Bir Geyşa, bütün bu tarihi kişilik ve olayları, çarpıcı anlatımıyla bir araya getiriyor.
Yakın tarihimize ilişkin şaşırtıcı gerçekleri roman kurgusuyla aktaran Erdal Güven, yönünü Batı’ya döndüğü söylenen Mustafa Kemal’in de aslında tıpkı Abdülhamid gibi Doğu’ya açılmaya, özellikle de Japonya’yla dostluğa çok önem verdiğini belirtiyor.
Ertuğrul Fırkateyni faciası, Osmanlı İmparatorluğu’nun Japonya’yla ilişkileri, Abdülhamid, Mustafa Kemal, Japonların Kara Ejder teşkilatı ve Kuvayı Milliye… Yumi / İstanbul’da Bir Geyşa, bütün bu tarihi kişilik ve olayları, çarpıcı anlatımıyla bir araya getiriyor.
Yakın tarihimize ilişkin şaşırtıcı gerçekleri roman kurgusuyla aktaran Erdal Güven, yönünü Batı’ya döndüğü söylenen Mustafa Kemal’in de aslında tıpkı Abdülhamid gibi Doğu’ya açılmaya, özellikle de Japonya’yla dostluğa çok önem verdiğini belirtiyor.
Yolculuğun Gölgesinde Cinayetler
Yavuz Sultan Selim’in “gölgesinde”, kanlı bir yolculuk…
“Ölüm akla sonsuz bir suskunluğu getirse de, ölüler çok şey anlatabilir. Ölüler aynı zamanda katillerinin de tanıklarıdır. Bizi katillerine yine kendileri götürürler.”
Yavuz Sultan Selim’in Doğu seferlerini tamamladığı günlerde, eski bir denizcinin mumyalanmış naaşını denize götürmek isteyen altı kişi yola çıkar. Bu küçük kafilenin kılavuzu Sedefkâr, bir taraftan yolculuğu tamamlamaya çalışır, diğer taraftan da yolculuk sırasında teker teker işlenen cinayetleri anlamaya…
“Ölüm akla sonsuz bir suskunluğu getirse de, ölüler çok şey anlatabilir. Ölüler aynı zamanda katillerinin de tanıklarıdır. Bizi katillerine yine kendileri götürürler.”
Yavuz Sultan Selim’in Doğu seferlerini tamamladığı günlerde, eski bir denizcinin mumyalanmış naaşını denize götürmek isteyen altı kişi yola çıkar. Bu küçük kafilenin kılavuzu Sedefkâr, bir taraftan yolculuğu tamamlamaya çalışır, diğer taraftan da yolculuk sırasında teker teker işlenen cinayetleri anlamaya…
Büyük Roman
Yakın tarihin edebiyata yansımasına mizahi bir yaklaşım…
1941 yılında Boğaziçi yalılarından biri olmadık bir buluşmaya ev sahipliği yapar: Kaderinde kadın olarak yaşamak olan bir İstanbul beyefendisi, saraydan kalma son soytarı, ilk kuşak sosyalistlerden bir şair, din değiştirip kardinalliğe kadar yükselmiş emekli bir rahip ve son padişaha karşı platonik aşkını kalbinden atamamış Çingene bir cariye…
Okur bir zorunlu ikametten doğan sıradışı ilişkilere tanık olurken, yalıdaki hareketlilik dönemin cumhurbaşkanı İnönü’ye kadar uzanır.
1941 yılında Boğaziçi yalılarından biri olmadık bir buluşmaya ev sahipliği yapar: Kaderinde kadın olarak yaşamak olan bir İstanbul beyefendisi, saraydan kalma son soytarı, ilk kuşak sosyalistlerden bir şair, din değiştirip kardinalliğe kadar yükselmiş emekli bir rahip ve son padişaha karşı platonik aşkını kalbinden atamamış Çingene bir cariye…
Okur bir zorunlu ikametten doğan sıradışı ilişkilere tanık olurken, yalıdaki hareketlilik dönemin cumhurbaşkanı İnönü’ye kadar uzanır.
Olasılık Prensibi Okulu
Evvelki gün geçirdiğim bir trafik kazasında, yer ile koltuk arasında
üzerime çöken ağırlığın altında nefes alamaz durumdayken, küçük bir
kızın önemsiz gövdemin arkasına sığınarak hayata tutunduğuna tanık
oldum. Benim de şansım yaver gitmişti. Onlarca ölünün içinde sağ
kolumdan geçirdiğim önemsiz bir sinir felci ile kurtulmuştum. Sonra
ayağı dizinden kopmuş bir kazazede ile birlikte, içine kan ve ölüm
kokusunun sindiği bakımsız bir ambulansla hastaneye kaldırılmıştık.
Mühürbaz 1 - Dört Krallık
İçimden bir ses, her şeyin bitmediğini söylüyordu. Daha kötüsünü
bekliyordum. Birdenbire ana koridordan içeri süzülen soğuk bir rüzgâr
hissettim. Benden başka kimsenin hissetmediğine emindim. Arkamda bir
çığlık duydum. Bu Kate'in sesiydi, arkamı döndüğümde Kate'den otuz kırk
santim daha uzun, kapüşonlu ve karanlıklar içinde büyücüyü gördüm.
Büyücü siyah eldivenleriyle boynunu narin bir şekilde tutup yerden on santim yukarı tuttuğu Kate'e baktıktan sonra bana döndü, tam üzerine hamle yapacakken: "Gücünün daha farkında değilsin" diye fısıldadı.
Büyücü siyah eldivenleriyle boynunu narin bir şekilde tutup yerden on santim yukarı tuttuğu Kate'e baktıktan sonra bana döndü, tam üzerine hamle yapacakken: "Gücünün daha farkında değilsin" diye fısıldadı.
Kızıl Ölüm
Kararsızlık kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve
yırtar. Öyleyse bir karar vermeliydi Nil! Aşkı ve yaşamı arasında ya da
belki kaderi ve ailesi arasında...
Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?
Nil'in kalbinin yaptığı seçim, onları nasıl etkileyecek? Fimes'in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?
Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay'ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?
Kızıl Ülke'nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?
Siyah Gül, Supay'la olan yüz elli yıllık hesabını kapatabilecek mi?
Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?
Nil'in kalbinin yaptığı seçim, onları nasıl etkileyecek? Fimes'in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?
Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay'ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?
Kızıl Ülke'nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?
Siyah Gül, Supay'la olan yüz elli yıllık hesabını kapatabilecek mi?
15 Mayıs 2012 Salı
Tatlı Rüyalar
Adını her duyduğumda ya da arkadaş kitaplıklarında
gözüme çarptığında hadi ama dedikleri kitaplardandı kendileri. Sebebini
bilmiyorum ama uzaktan bakışmalarımızda sıcaklık hissettiğim gel gör ki
“al şunu eline de oku” dediklerinde yerine bıraktığım bu sevimli şeyle
nihayet haşır neşir olabildim. Sayfaya şöyle bir göz atmak için çevirdim
üç saat sonra bitmiş ve beni gülümsetmiş olarak kitaplığıma
yerleştirdiğim kitap oldu kendileri…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)
.jpg)









