"Hayallerinizin Ötesindeki Bir Dünyada Yolculuk.."
Beyrut'ta büyük bir sanat galerisinin güvenlik şefi Rafik... Güvenlik
kameralarında yakaladığı bir görüntüyle kendisi ve yakın arkadaşları
bir anda heyecan dolu bir maceranın ortasına düşüyorlar. Hayalet gerçek
mi?
Stian, genç bir kayakçı iken geçirdiği kaza ile tüm bedeni felç olan
bir Norveçli... Yıllar sonra beklenmedik bir ses dostu oluyor. Stian
dost sandığı bu kişinin, kendisini silah olarak savaş planlarında
kullanacağını anlayacak mı?
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mayıs 2012 Perşembe
Yaşlı Adamın Savaşı
John Perry önce karısının mezarını ziyaret etti. Sonra da askere yazıldı.
İyi haber, insanların nihayet yıldızlara ulaşmış olmaları. Kötü haberse uzayda yaşamaya uygun gezegenlerin nadir bulunması -tabii bir de bu gezegenler için bizimle savaşmaya hazır uzaylı ırkların olması. Biz de o yüzden savaşıyoruz. Dünya'dan çok uzaktaki bu acımasız, kanlı, sonu gelmez savaş onlarca yıldır devam ediyor. Dünya izbe bir gezegen. Kaynaklarımızın çoğu Koloni Savunma Güçleri'nin elinde ve herkes emeklilik yaşına geldiğiniz zaman onlara katılabileceğinizi biliyor.
İyi haber, insanların nihayet yıldızlara ulaşmış olmaları. Kötü haberse uzayda yaşamaya uygun gezegenlerin nadir bulunması -tabii bir de bu gezegenler için bizimle savaşmaya hazır uzaylı ırkların olması. Biz de o yüzden savaşıyoruz. Dünya'dan çok uzaktaki bu acımasız, kanlı, sonu gelmez savaş onlarca yıldır devam ediyor. Dünya izbe bir gezegen. Kaynaklarımızın çoğu Koloni Savunma Güçleri'nin elinde ve herkes emeklilik yaşına geldiğiniz zaman onlara katılabileceğinizi biliyor.
Gece Maskeleri
Kaos Laneti, Cadderly'nin ruhunu ve bedenini tehdit etmektedir. Genç
ruhban, Carradoon'un karanlık sokaklarında şeytani laneti takip ederken
Gece Maskeleri'nin suikastçıları da onun kokusunu alır. Hayalet olarak
bilinen gizemli liderleri ya Cadderly'yi öldürecek ya da bunu denerken
ölecektir.
Drizzt Efsanesi'nin yaratıcısı Salvatore bu klasik seride; bazılarıyla Drizzt romanlarında karşılaşmış olduğunuz yepyeni karakterler sunuyor.
Drizzt Efsanesi'nin yaratıcısı Salvatore bu klasik seride; bazılarıyla Drizzt romanlarında karşılaşmış olduğunuz yepyeni karakterler sunuyor.
Ölüm Adası
Almanya, İsveç ve Yunanistan'ın ortaklaşa gerçekleştirdikleri, insan
genleriyle oynadıkları çok gizli birproje...Hiçbir şeyden haberi olmayan
iki Türk ailenin Ege Denizi'ne yaptıkları yat yolculuğu...Vatandaşı
olan bir bilim adamını arayan, İsveç istihbaratının üst düzey yetkilisi
güzel bir kadın...Kesişen yollar, nefes kesen bir macera...Kendilerini
bir anda hiç beklemedikleri bir kâbusun içinde bulan insanlar için
ölümüne bir yaşammücadelesi...
Kıyamet Gösterisi
1655 yılında yazılmış ve şimdiye kadarki en doğru kehanet kitabı olan
Cadı Agnes Çatlak'ın Dakîk ve Kat'î Kehanetleri'ne göre, cumartesi günü
dünyanın sonu. Önümüzdeki Cumartesi. Akşam yemeğinden hemen önce.
İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan'a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.
"Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı."
İyilik ve Kötülük orduları toplanıyorlar. Her şey Büyük Plan'a uygun ilerliyor gibi. Yalnız ufak bir pürüz var. Birazcık müşkülpesent bir melek ile sefahat düşkünü bir iblis yaklaşan bu coşku dolu anın gelişini hiç de iple çekmiyorlar. Ha unutmadan, birileri Deccal'ı yanlış yere göndermişe benziyor.
"Kıyamet daha önce hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı."
Olasılık Prensibi Okulu
Evvelki gün geçirdiğim bir trafik kazasında, yer ile koltuk arasında
üzerime çöken ağırlığın altında nefes alamaz durumdayken, küçük bir
kızın önemsiz gövdemin arkasına sığınarak hayata tutunduğuna tanık
oldum. Benim de şansım yaver gitmişti. Onlarca ölünün içinde sağ
kolumdan geçirdiğim önemsiz bir sinir felci ile kurtulmuştum. Sonra
ayağı dizinden kopmuş bir kazazede ile birlikte, içine kan ve ölüm
kokusunun sindiği bakımsız bir ambulansla hastaneye kaldırılmıştık.
Mühürbaz 1 - Dört Krallık
İçimden bir ses, her şeyin bitmediğini söylüyordu. Daha kötüsünü
bekliyordum. Birdenbire ana koridordan içeri süzülen soğuk bir rüzgâr
hissettim. Benden başka kimsenin hissetmediğine emindim. Arkamda bir
çığlık duydum. Bu Kate'in sesiydi, arkamı döndüğümde Kate'den otuz kırk
santim daha uzun, kapüşonlu ve karanlıklar içinde büyücüyü gördüm.
Büyücü siyah eldivenleriyle boynunu narin bir şekilde tutup yerden on santim yukarı tuttuğu Kate'e baktıktan sonra bana döndü, tam üzerine hamle yapacakken: "Gücünün daha farkında değilsin" diye fısıldadı.
Büyücü siyah eldivenleriyle boynunu narin bir şekilde tutup yerden on santim yukarı tuttuğu Kate'e baktıktan sonra bana döndü, tam üzerine hamle yapacakken: "Gücünün daha farkında değilsin" diye fısıldadı.
Kızıl Ölüm
Kararsızlık kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve
yırtar. Öyleyse bir karar vermeliydi Nil! Aşkı ve yaşamı arasında ya da
belki kaderi ve ailesi arasında...
Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?
Nil'in kalbinin yaptığı seçim, onları nasıl etkileyecek? Fimes'in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?
Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay'ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?
Kızıl Ülke'nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?
Siyah Gül, Supay'la olan yüz elli yıllık hesabını kapatabilecek mi?
Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?
Nil'in kalbinin yaptığı seçim, onları nasıl etkileyecek? Fimes'in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?
Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay'ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?
Kızıl Ülke'nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?
Siyah Gül, Supay'la olan yüz elli yıllık hesabını kapatabilecek mi?
Issız Cennet
“Adri”, yanlış bir zamanda, annesiyle babasının artık birbirlerini
sevmediği bir sırada doğmuş. İkiz ağabeylerine de ablasına da hiç
benzemiyor, “Devler” dediği yetişkinlerin dünyasına akıl erdiremiyor,
kocaman evde küçücük sığınaklar bulup oralardan gözlüyor bu haşin
dünyayı. Onun da kendisine ait bir dünyası var. Hayallerden ve
masallardan ördüğü bu dünyayı, “Gavi”yle birlikte iki kişilik bir
cennete dönüştürecek: İlk aşk. Ama dışarıda, Devler’in dünyasında, İç
Savaş çanları çalmaya başladı, Tekboynuz bir daha dönmemek üzere cenneti
terk edecek...
15 Mayıs 2012 Salı
Allah Benim
İçinde Allah’tan başka bir şey kalmayan mistik İslam şehidi Hallac-ı Mansur’un evreni sarsan çığlığının romanı…
“O, çağlar ötesinden kesişen hayatları bugünün ve geleceğin dünyasında simgelerle buluşturan, kurguları ustaca kullanan bir yazar…Edebiyatı dünden bugüne, bugünden yarına bir köprü gibi kullanan, kişilerin aşkın deneyimlerinde gizli tekâmül hikâyelerinin izlerini süren ve bir arkeolog titizliğiyle ruh maceralarını zamanın ötesinden aydınlatan bir usta…
Kendisine has tarzı ile Türk edebiyatına yeni bir soluk ve derinlik kazandıran Mehmet Coral, verdiği eserlerle edebiyata katkılarından dolayı ödüle layık görülmüştür.”
“O, çağlar ötesinden kesişen hayatları bugünün ve geleceğin dünyasında simgelerle buluşturan, kurguları ustaca kullanan bir yazar…Edebiyatı dünden bugüne, bugünden yarına bir köprü gibi kullanan, kişilerin aşkın deneyimlerinde gizli tekâmül hikâyelerinin izlerini süren ve bir arkeolog titizliğiyle ruh maceralarını zamanın ötesinden aydınlatan bir usta…
Kendisine has tarzı ile Türk edebiyatına yeni bir soluk ve derinlik kazandıran Mehmet Coral, verdiği eserlerle edebiyata katkılarından dolayı ödüle layık görülmüştür.”
Tanrının Sol Eli
Kurtarıcılar Tapınağı, umudun ve neşenin hoş görülmediği metruk bir yer.
Tapınak’ta yaşayanların çoğu oraya küçücük birer çocukken zorla
getirilmişler. Bu çocuklar, zalimlikleri ve hiddetleri tek bir amaca
hizmet eden Kurtarıcı Efendilerin idaresi altında sindirilmişler.
Tapınak’a bir giren, bir daha çıkamaz.
Bir labirenti andıran koridorların birinde, elinde koyu mavi renkli kocaman bir çanta tutan bir çocuk pencereden dışarı bakıyordu. Olsa olsa on dört, on beş yaşlarındaydı ve ne yaptığını bilmiyor gibi bir hali vardı. Zaten Tapınak’taki hiçbir çocuk ne yaptığından emin değildi. Çocuk gerçek ismini unutmuştu, ancak ona artık Cale diye hitap ediliyordu. Cale eski hayatına dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Gelecekte olacaklardansa tamamıyla bihaberdi.
Gelin, Ölüm Meleği’yle tanışın.
Tapınak’a bir giren, bir daha çıkamaz.
Bir labirenti andıran koridorların birinde, elinde koyu mavi renkli kocaman bir çanta tutan bir çocuk pencereden dışarı bakıyordu. Olsa olsa on dört, on beş yaşlarındaydı ve ne yaptığını bilmiyor gibi bir hali vardı. Zaten Tapınak’taki hiçbir çocuk ne yaptığından emin değildi. Çocuk gerçek ismini unutmuştu, ancak ona artık Cale diye hitap ediliyordu. Cale eski hayatına dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Gelecekte olacaklardansa tamamıyla bihaberdi.
Gelin, Ölüm Meleği’yle tanışın.
Zombi Savaşı
Hastalık yayılıyor…Zombi Savaşı’nın gerçek dehşetiyle yüzleşmenin vaktidir…
Çin’de ortaya çıkan bir virüs insanları yaşayan ölüler haline getirmektedir. Tüm dünyaya yayılır bu virüs… İnsan soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Ve büyük bir savaş başlar, zombilerle insanlar arasında... Max Brooks işte bu büyük savaşın romanını yazıyor. Ama aslında gerçekleşmemiş bir savaşın belgeselini çekiyor kelimelerle. Röportajlar, tanıklıklar… Her şey yaşanmış gibi… Yazar da aslında bu belgeselin bir kahramanı.
Anlatılan hikâyelerin rahatsız edici doğasına tanık olmak, okur açısından epey cesaret gerektiriyor. Ancak Brooks’un da dediği gibi “Zombi Savaşı’nın gerçek dehşetiyle yüzleşmenin vaktidir.”
Çin’de ortaya çıkan bir virüs insanları yaşayan ölüler haline getirmektedir. Tüm dünyaya yayılır bu virüs… İnsan soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Ve büyük bir savaş başlar, zombilerle insanlar arasında... Max Brooks işte bu büyük savaşın romanını yazıyor. Ama aslında gerçekleşmemiş bir savaşın belgeselini çekiyor kelimelerle. Röportajlar, tanıklıklar… Her şey yaşanmış gibi… Yazar da aslında bu belgeselin bir kahramanı.
Anlatılan hikâyelerin rahatsız edici doğasına tanık olmak, okur açısından epey cesaret gerektiriyor. Ancak Brooks’un da dediği gibi “Zombi Savaşı’nın gerçek dehşetiyle yüzleşmenin vaktidir.”
Asi Melekler
Melekler dünyayı sardı, şimdi sıra Türkiye'de... New York Times
Bestseller yazarından melekbilim, Orpheus'un liri, düşmüş melekler ve
dünyamızın kaderini belirleyecek son savaş üzerine çarpıcı bir eser...
2010'un en çok ses getirecek kitabı karton kapak fiyatına sert kapak...
Evangeline 12 yaşındayken annesi öldü, babası onu New York'ta Azize Rose manastırına bıraktı. Şimdi 23 yaşında, yeminine sadık bir rahibe. Dünyada en nadide melek resimlerinin ve “melekbilim” konusundaki en zengin kitap koleksiyonunun bulunduğu kütüphaneden sorumlu.
Evangeline 12 yaşındayken annesi öldü, babası onu New York'ta Azize Rose manastırına bıraktı. Şimdi 23 yaşında, yeminine sadık bir rahibe. Dünyada en nadide melek resimlerinin ve “melekbilim” konusundaki en zengin kitap koleksiyonunun bulunduğu kütüphaneden sorumlu.
Yolcu
Maya artık sıradan bir genç kadın gibi yaşamaya kararlıydı. Büyük bir
savaşçı olan babasının ona öğrettiklerini unutacak; Büyük Düzen’in
içinde itaatkâr bir yurttaş gibi yaşayacaktı.
Ama şimdi bir kez daha ölümle ve kanla sınanması gerekiyor! Çünkü yeryüzünde kalan son Yolcu’yu acımasız Tabula örgütünün elinden kurtarmak zorunda.
Yoksa karanlık bir çağ başlayacak. Dünya acımasız ve soğuk bir sanal hapishaneye dönüşecek…
Ama şimdi bir kez daha ölümle ve kanla sınanması gerekiyor! Çünkü yeryüzünde kalan son Yolcu’yu acımasız Tabula örgütünün elinden kurtarmak zorunda.
Yoksa karanlık bir çağ başlayacak. Dünya acımasız ve soğuk bir sanal hapishaneye dönüşecek…
Sıcak Bedenler
Ölüyüm, ama bu çok kötü değil.
Alışmayı öğrendim. Kendimi doğru düzgün tanımadığım için üzgünüm, ama artık ismim yok. Benimkinin baş harfi “R” idi, ama artık sadece bunu hatırlıyorum. Komik, çünkü sağlığımda hep başka insanların isimlerini unuturdum. Arkadaşım “M”nin dediğine göre zombi olmanın ironik tarafı şu ki, her şey komik geliyor ama dudakların çürüyüp döküldüğü için gülümseyemiyorsun… Romeo’nun bir ölü, Juliet’in ise dünyanın sonunda hayatta kalmış bir avuç insandan biri olduğu bir aşk hikâyesi hayal edin… Ve insanlığı kurtaracak, bir zombiye yeniden hayat verecek kadar gerçek ve tutkulu bir aşkı…
Alışmayı öğrendim. Kendimi doğru düzgün tanımadığım için üzgünüm, ama artık ismim yok. Benimkinin baş harfi “R” idi, ama artık sadece bunu hatırlıyorum. Komik, çünkü sağlığımda hep başka insanların isimlerini unuturdum. Arkadaşım “M”nin dediğine göre zombi olmanın ironik tarafı şu ki, her şey komik geliyor ama dudakların çürüyüp döküldüğü için gülümseyemiyorsun… Romeo’nun bir ölü, Juliet’in ise dünyanın sonunda hayatta kalmış bir avuç insandan biri olduğu bir aşk hikâyesi hayal edin… Ve insanlığı kurtaracak, bir zombiye yeniden hayat verecek kadar gerçek ve tutkulu bir aşkı…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














